SON DAKİKA HABERLER: Al Jazeera’da çarpıcı Bayraktar analizi! ‘Türkiye’nin jeopolitik güç artışı’
MİLLİYET.COM.TR – Türkiye’nin savunma sanayisindeki hızlı yükselişi ve insansız sistemlere dayalı yeni askeri doktrinler, uluslararası güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmeye başladı.
Al Jazeera’nın analizinde son 44 yılın ardından ‘Bayraktar doktrini’ olarak adlandırılan yaklaşımın, modern savaşın kurallarını dönüştürdüğü değerlendirmeleri yapıldığı ifade edildi.
Uzmanlara göre, NATO ülkeleri giderek artan biçimde Türkiye’nin savunma teknolojilerini alternatif bir stratejik kaynak olarak değerlendiriyor. Söz konusu dönüşümün, küresel güç dağılımında yapısal bir yeniden yapılanmaya işaret ettiği ifade edildi.
‘TÜRKİYE YALNIZCA ÜRETİCİ DEĞİL’
Savunma sanayisinin ihracat gelirlerindeki yükselişinin de dikkat çektiği vurgulandı. Habere göre 2000 yılında yaklaşık 250 milyon dolar seviyesinde olan ihracatın, 2025 itibarıyla 10 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Analize göre bu artış, Türkiye’nin yalnızca parça üreticisi değil, bütünleşik savunma sistemleri tedarik eden bir aktöre dönüştüğü yorumlarına yol açıyor.

İNSANSIZ SİSTEMLER VE YENİ ASKERİ PARADİGMA
Analizde, 2020 İdlib operasyonunun, modern savaşta insansız hava araçlarının (İHA) etkisini dramatik biçimde ortaya koyduğu ve bu sürecin uluslararası literatürde ‘Bayraktar doktrini’ olarak adlandırıldığı ifade edildi.
44 gün süren Dağlık Karabağ çatışması, bu yaklaşımın en çarpıcı örneklerinden biri olarak gösterildi. İnsansız sistemlerin, sahadaki dengeleri kısa sürede değiştirebildiği ve klasik savunma yapılarını zayıflatabildiği vurgulandı.
Ukrayna gibi farklı çatışma bölgelerinde de Türk yapımı sistemlerin kullanımı, bu doktrinin operasyonel etkisine ilişkin tartışmaları artırdığı ifade edildi. Özellikle insansız platformların hava-hava kabiliyetleri kazanması, ‘yeni nesil insansız önleyici sistemler’ dönemine geçiş olarak değerlendirildi.

AVRUPA’NIN KAAN VE HÜRJET İLGİSİ
Analizde, Türkiye’nin artık yalnızca ihracatçı değil, teknoloji geliştirici ve ortak üretim ortağı konumuna yükseldiği belirtildi. İspanya’nın jet eğitim uçağı “Hürjet” ve beşinci nesil savaş uçağı “KAAN” projelerine ilgisi, bu dönüşümün Avrupa’ya da yansıdığını gösterdiği belirtildi.
YERLİ SAVUNMA EKOSİSTEMİ
Türkiye’nin hava, kara ve deniz platformlarında geniş bir ürün yelpazesi geliştirdiği, insansız sistemlerden savaş uçaklarına, deniz platformlarından elektronik harp sistemlerine kadar bütünleşik bir savunma ekosistemi oluşturduğu ifade edildi.
Bu yapı içerisinde KAAN savaş uçağı, Hürjet eğitim uçağı, Gökbey helikopteri, Bayraktar TB2 ve AKINCI gibi insansız platformlar ile MİLGEM sınıfı gemiler ve TCG Anadolu gibi projeler öne çıkıyor.

TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK GÜÇ ARTIŞI
Analizde, Türkiye’nin savunma sanayisindeki dönüşümünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir güç artışı anlamına geldiği vurgulandı.
Ayrıca Türkiye’nin savunma sanayisindeki ilerlemesinin, ülke içinde teknolojik özgüven ve üretim kültürünü güçlendirdiği, genç nesiller arasında mühendislik ve inovasyon alanlarına ilgiyi artırdığı ifade edildi.
Medine’de 1700 yıllık tarihi keşif! Kur’an ayetleri ve Hazreti Ömer’e ait yazıtlar gün yüzüne çıktı
Ermenistan-Rusya geriliminde yumuşama sinyali! Paşinyan’dan Putin’e mesaj

